Ayvacık Küçükkuyu Tatil Rehberi
Ayvacık :
İlçenin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, daha
önce bağlı bulunduğu Çarşamba ilçesinden daha eski bir tarihe
sahip olduğu sanılmakadır. Eski tapularda Çarşamba ismi geçmeyip
Ayvacık Gaziyeri olarak bahsedilmektedir. Osmanlı İmparatorluğu
zamanında bir Rum köyü olan Ayvacık, Cumhuriyet kurulduktan
sonra Rumlar tarafından terkedilmiştir. Bugünkü halk ilçeye
Cumhuriyetten sonra yerleşmiştir. Ayvacık 1954'te tam teşekkülü
nahiye olmuş; fakar 1960'da daha önce kurulmuş devlet
teşkilatları kaldırılmıştır. Bu nedenle Ayvacık tekrar köy
olmuştur.
20 Mayıs 1990 tarihinde Ayvacık köyü Keskinoğlu köyü ile
birleştirilerek Ayvacık ilçesi olmuştur. 19 Ağustos 1990
tarihinde yapılan mahali seçimlerle de belediyesi kurulmuştur.
Aslında Behramkale (Assos) Ayvacık'ın köylerinden biri, ama
Assos'un bir turizm merkezi olarak ünü öne geçmiş. Assos'un
hakkını yemeyelim ama Liman'da üst katı otel, alt katı lokanta
güzel bir yer de olsa sıkışıp kalmak çevreye haksızlık
olur.İlçenin kuruluşuna dair bilinenler daha çok yöre halkının
seylenceleri biçimindeki bilgiler. Ama yörenin yerleşim
tarihinin çok eski tarihlere uzandığı çevre hakkındaki antik çağ
bilgilerince doğrulanıyor.Babakale'den başlayıp Küçükkuyuya
kadar olan 78 km'lik sahil şeridi Ayvacık ilçesine bağlı.
Lamponia antik yerleşimi
Assos
İskelesi'nin çok yakınındaki antik yerleşimde günyüzündeki
kalıntılara bakıldığında 5. yy'da kurulduğu tahmin
ediliyor.Edremit Körfezi'ne hakim yerleşimin sur duvarlarının
bir kısmı ayakta.
Kadırga Koyu
Assos'tan iki km. doğuya sahil yolunu izleyince 2 km. kadar
ileride en azından şimdilik aşırı yapılaşmadan kurtulmuş güzel
bir koy var: Kadırga Koyu.Osmanlı zamanında donanmanın
kadırgaları bu koya çekildiğinden bu adı almış. Bu yörede ilk
Mavi Bayrak alan plaj da bu koy. Açık plaj durumundaki koy
çevresi zeytinliklerle çevrili.Buradaki oteller de genellikle
doğaya saygılı, çevre yerel mimarisi ile uyumlu ve muhakkak
zeytin ağaçları arasında.Kadırga Koyu ile Küçükkuyu ilçesinin
sınırlarına girilmiş oluyor.
Küçükkuyu :
Mitoloji tanrılarının balaylarını geçirdiği, Afrodit’in
Hermes’le aşk yaşadığı, Paris’in Helena’ya aşkını sunduğu zümrüt
taçlı efsanevi İda (Kaz) Dağı’nın eteklerindeki Küçükkuyu’ya
hoşgeldiniz.Çanakkale İline bağlı beldemiz Küçükkuyu, Doğal
güzellikleri, denizi, deniz ürünleri, şifalı suları ve
bitkileri, temiz havası, taş yapıları, tarihi değerleri ve tabii
ki zeytin-zeytinyağları ve üç bin yatak kapasitesi ile turizm
alanında atılım yapma potansiyeline sahip kapasitesi ile,
Edremit Körfezi’nin ve dünyanın gizli turizm cennetlerinden bir
tanesi.
Küçükkuyu’nun en meşhur yerlerinden biridir.Altar, kelime anlamı
ile sunak demektir. Tanrı Zeus, Troy ile Akha’lar arasındaki
savaşı bu sunaktan izlemiştir. Sunağın altında bulunan oda
büyüklüğündeki, içinde su bulunan sarnıça Zeus Mağarası
denmektedir. Homeros’un İlyadası’nda Tanrı Zeus’un Hera’yı
gördüğü ve aşık olduğu yer
olarak anlatılan Zeus Altarı, Küçükkuyu’dan 3 km uzaklıkta bir
tepenin üzerindedir.
Edremit Körfezi’ne kuşbakışı bakan ve çok güzel bir panoramaya
sahip olan Altar’ın hemen yanında Çanakkale Savaşları’na katılan
Erdem Dede’nin yatırı bulunmaktadır.
Şifalı
sularında derman aramaya gelenlerle dolup taşan kaplıcalar
rivayete göre Afrodit tarafından bulunmuş. Tanrıça Afrodit
tarihte bilinen ilk güzellik kraliçesidir. Cüzzam hastalığına
yakalanarak güzelliği kaybolan Afrodit, Tanrı Zeus tarafından
yanından uzaklaştırılır. İda Dağı’nda gezerken bir kurdun suyun
çıktığı mağaraya girdiğini görür. Buradan çıkan 42°lik şifalı
sularda hergün yıkanan Afrodit cüzzamdan kurtularak eski
güzelliğine yeniden kavuşur.Afrodit Kaplıcaları’nda 5 kişilik
bir havuz ile 5 tane küvetli banyo odası var. Su sıcaklığı 43°,
Ph değeri 7’dir. Konaklama imkanı olan kaplıcalar çam, zeytin ve
meyve ağaçları arasında sakin, sessiz ortamıyla huzur veriyor.
Küçükkuyu’ya hayat veren Mıhlı Çayı cömertçe sergilediği doğal
güzellikleriyle mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Bölgeye
giden yolun 5 km sonrasında karşınıza çıkan Başdeğirmen
mıntıkası ünlü bir mesire yeridir. Mıhlıçay’ın bereketi toprağa
öyle yaramış ki, ağaçlardan gökyüzü görünmüyor. Burada Rumlardan
kalma bir değirmen var. Su yolları ve taşları aynen muhafaza
edilen değirmen restore edilmiş. Roma döneminden kalma kemerli
bir köprü de bu değirmene eşlik ediyor. Değirmenin bir kaç km
sonrasında yüzülebilecek ölçülerde harika bir gölet ve bu gölete
akan harika şelaleler bulunmaktadır.
Doğayla tarihin, dağla denizin iç içe geçtiği Assos;Aristo’nun
yüzlerce yıl önce kurduğu felsefe okulu, Midilli Adası’nı
kucaklayan antik kenti ve bohemlerin tercih ettiği iskelesiyle,
yüzyıllık taş evleriyle modası hiç geçmeyecek bir klasiktir.Ünlü
Athena Tapınağı M.Ö. 6.yüzyılda burada inşa edilmiştir. Dor
tarzıyla yapılmış olan bu tapınak yeniden restore edilmiştir.
Tapınak kalıntıları arasından sızan ay ışığını görmek için orada
bulunmalı ya da erken kalkıp Akropol üzerinden şafağın doğuşunu,
tepeden Edremit Körfezi’nin muhteşem manzarasını görmelisiniz.
Böylece neden bu cennet gibi bölgenin seçildiğini taktir
edeceksiniz.
Asos
ve Küçükkuyu'da Konaklayabileceğiniz Bazı
Oteller
Kapheros Club Tatil Köyü ( Asos )
Assos'a 5 km , Çanakkale hava alanına 85 km, Edremit hava
alanına 140 km mesafededir. Denize sıfır.
Gültur Club
Hotel
( Küçükkuyu -Çanakkale )
Assos'a 5 km , Çanakkale hava alanına 85 km, Edremit hava
alanına 140 km mesafededir. Denize sıfır.
Akarsu
Hotel : ( Küçükkuyu-Çanakkale )
Akarsu Otel’de 20’si suit olmak üzere 72 oda bulunmaktadır.
Akarsu Otel’in toplam yatak kapasitesi 170’tir.
Manici Kasrı : ( Küçükkuyu-Çanakkale )
Manici Kasrı
Yeşilyurt Köyü Küçükkuyu/Çanakkale Tel: (286) 752 17 31
Ongen
Country Otel : ( Küçükkuyu-Çanakkale )
Yeşilyurt Köyü / Küçükkuyu - Çanakkale
Tel:
0(286)
752 24 34- 35
Kaynak : Ayvacık ve Küçükkuyu
Belediyeleri Web Siteleri