Prens adaları olarak biline ve bir zamanlar
şehzadelerin yaşadıkları Adalar'da,
birbirinden güzel tarihi konaklar, köşkler
ve yalılar inşa edilmiştir. Daha sonra
tanınmış politikacıların, edebiyatçıların ve
müzisyenlerinde Adalar'a yerleştiği görülür.
Örneğin İsmet İnönü, Yesari Asım Ersoy,
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Bekir Sıtkı Erdoğan
birer Heybeliadalıdır.
Heybeliada'nın diğer tarihi ve ilginç yanı
ise cami, kilise ve sinagog gibi dini
mabetlerin bir arada bulunmasıdır.Ayrıca
İlk,Orta ve Lisenin dışında Deniz Lisesi ile
tam teşekkülü Devlet Hastanesi Heybeliada'ya
ayrı bir değer katmaktadır.

Ada tarihinin dönüm noktası sayılabilecek bir olay ise 1750'de
meydana geldi. Kadıköy Metropoliti olan III. Yuanikos Karacas
Terk-i Dünya'daki Aya Yorgi manastırı'nı Kendisine bağladı.
1758'de manastırı tamir ettirdi. Bir süre sonra Karacas patrik
seçildi. Ancak patriklikte görevini kötüye kullandığı iddiası
ile yetkili kurumların kararı ile 1764'de patriklikten azledildi
ve Ayranos'a sürgüne gönderildi. Karacas 4 yıl Ayranos da sürgün
hayatı yaşadıktan sonra İstanbul'a döndü ve patrikhaneye küstüğü
için Heybeli'deki Aya Yorgi manastırına kapandı ve daha sonra
Fener Rum Patrikhanesinden ayrılarak Lübnan Ortadoks Kilisesine
üye oldu. Karacas, Aya Yorgi Manastırını kendisine yetersiz
buldu ve sahilde bugün kü Deniz Lisesi'nin bulunduğu yere büyük
bir köşk yaptırdı. Bu köşkün limanı, suyu vardı. Bahçesi çok
güzeldi. Karacas'ın bu köşkü yaptırması belki de Bahriyenin
Heybeli'ye gelişine neden oldu. Çünkü Karacas ölünce sahildeki
büyük köşk boş ve sahipsiz kalmıştı. Padişah III. Selim bahriye
de yenilik hareketlerine başlarken leventler için talim
yapılacak özel bir kışla yapılması gereğini görmüştü. Bu amaca
uygun sahilde bir yapı aranırken Karacas'ın Heybeliada'daki
yalısı bulundu. Böylece 1800 yılında bu bina levent kışlası
oldu. Sonra Kasımpaşa'daki Bahriye Okulu'nun daha iyi bir binaya
geçmesi gerektiğinden levent kışlası kaldırıldı ve eskiden
Karacas'ın köşkü olan bu yapıya Bahriye Mektebi Taşındı.


