Kilyos, İstanbul'a 30, havaalanına 50 kilometre uzaklıkta. Boğaz'a gitmekten daha kolay olduğunu söylemekte bir beis yok. Bu şirin köye ulaşmak için ya Sarıyer üzerinden, ya da Maslak istikametinde Bahçeköy geçişini kullanmanız gerekiyor. Yolun tamamı asfalt. Maslak yolu orman içi olması sebebiyle manzaralı ve daha keyifli. Yerleşimi çok eskilere dayanan köye ulaştığınızda göze ilk çarpan tarihi bina Cenevizliler döneminde yapıldığı bilinen kalesi oluyor. Askeri saha içinde kalan kale Sultan II. Mahmut zamanında restore edilmiş. Ortasında bir sarnıç bulunuyor. Yağmur yağdığı zaman sarnıçların dolması için su toplayacak bir sistem kurulmuş. Hicri 1197-1241 tarihinde Bahçeköy'e kadar tüm sarnıçlar bu dönemde imar ve restorasyon görmüş. Taş yapımı kalenin temizliği ile dikkat çeken kemerli, korunaklı muhafız bölümleri aynen korunmuş. II. Dünya savaşında Boğazların korunması amacıyla Almanlar tarafından verilmiş 19. yy Krupp Kamalı çelik top kalenin burçlarında. Kale içinde 8 ayrı top sergileniyor Kale kapısı üzerinde Sultan II. Mahmut tuğrası, her iki yanında iki savaş topu, karşısında kalenin ele geçirilişi şerefine o dönem dikilip günümüze ulaşan anıt çınar ağacı bulunuyor. 26 metre yüksekliğinde, 5,4 metre gövde çevresine sahip çınarın dikim tarihini gösteren tabelada 1460 yılı belirtiliyor. Üç yüksek noktadaki su terazileri de kaledeki sarnıçtan su dağıtan sistemin birer parçası. Köydeki diğer tarihi yapılar ingilizlerin İstanbul'u işgali ettiklerinde Boğaz girişini kontrol etmek için yaptıkları eski tahlisiye binaları, kayıkhane, iskele, köprü ve çeşme. Tahlisiye binaları halen kıyı koruma tarafından kullanılıyor.

Nerede
ne yenir?


