Kırklareli | Gezi Rehberi | Longoz Ormanları | Dupnisa Mağarası | İğneada | Kıyıköy |
Tarihi Kültürel Coğrafi Turistik Yerleşim Yerleri ve Tanıtımı
Kırklareli
Kırklareli tarih öncesi konum itibariyle dikkat çeken pek çok
antik yerleşim merkezine sahip bir ilimizdir. Buzul çağı
sonlarında uzunca bir süre sular altında kaldığı anlaşılan
Kırklareli ve civarında insana dair ilk maddi belgeler neolitik
dönem özelliklerini vermektedir. Daha sonra bilinen ilk yerleşik
kabilelerden ismini alan Trakya, Kırklareli de dahil olmak üzere
Roma dönemi ortalarına kadar kısmen veya tamamen
bağımsızlıklarını küçük birer krallık veya prenslik olarak devam
ettirebilmişlerdir.
Kırklareli’nin, özellikle son yıllarda yapılan bilimsel kazı ve
araştırmalarda elde edilen bulgulardan M.Ö. 5800’lere varan,
insanlık tarihi kadar çok eski bir yerleşim bölgesi olduğu
görülmektedir.Kırklareli, Anadolu tipi koloni yerleşim
merkezidir ve Asya-Avrupa kültürlerinin geçiş yoludur. Bu
nedenle tarih boyunca buradan geçen değişik kavimler uygarlık
izlerini bırakmışlar ve şehir çeşitli isimler almıştır.
M.Ö. 5000 tarihi dolaylarından başlayarak dalgalar halinde
gelen göçler ile Trakya’ya gelen ve yerleşen topluluklar
bulunmaktaydı. Bu göçler M.Ö. 1200 yıllarına kadar çeşitli
karışıklıklar ve sosyal oluşumlar devam etmiş ve yörede çeşitli
beylerden oluşan Trak Krallığı oluşmaya başlamıştır. Bu Trak
beyliklerinden ilimiz dahilinde oturanlar arasında Ast,
Madiaten,
Melandit, Odris, Tin ve Tranipsa gibi beylikler bulunmaktaydı.
Ayrıca, tarihe damgasını vurmuş olan istilalar ve yabancı
hakimiyetlerinden etkilenmiş, karışıklıklar yaşanmış ve hatta
birçok yer yanmış, yıkılmıştır.
M.Ö. 750 yıllarında Avrupa’dan Anadolu’ya geçen Trak
kabilelerinden Frigyalılar Anadolu’da bir devlet kurmaya
başlamışlardır.
M.Ö. 7. yüzyılda bölge İskitlerin hakimiyeti altına girmiştir.
M.Ö. 513’de Dareios’un İskit seferleri ile Persler’in eline
geçmiştir.M.Ö. 5. yüzyıl ortalarında Trak beylikleri birleşerek
Odris Devletini kurmuşlardır.M.Ö. 4. yüzyıl ortalarında
Makedonya Kralı II.Filip, Odris Devletine son vermiştir.M.Ö. 3.
yüzyılın sonlarına doğru Galatlar, bölgeyi ele geçirmiştir. M.Ö.
46 yıllarında İmparator Claudius zamanında Roma’ya bağlanmıştır.
M.S. 4. yüzyıl sonlarından itibaren Roma İmparatorluğu’nun ikiye
ayrılması ile Bizans’ın eline geçen Trakya, Avrupa üzerinden
gelen hem savaşçı hem de bunların önünden kaçan kavimler
tarafından istila edilmeye ve ele geçirilmeye çalışılmıştır.
Trakya Bölgesinde, M.S. 4. yüzyılda Gotlar, 5. yüzyılda Hunlar,
4. yüzyıldan başlayarak zaman zaman 8. yüzyıla kadar Avarlar,
9. yüzyılda Peçenekler, 10. yüzyılda Macarlar, 12. yüzyıldan
itibaren de Moğollar ile devam eden bir göç yaşanmıştır. 9.
yüzyılıda Kırklareli, Bizans’a karşı Araplar’ın yanında savaşan
Peçenekler’ce yağma görmüştür.913 ve 924 yıllarında olmak üzere
Kırklareli iki defa Bulgar’larca istila edilmiştir. 1190’da
Haçlılar, Kırklareli’ni aldılar ve 1204’de yöre Latinler’in
eline geçmiştir.1264 yılında Bulgar ve Tatarlar tarafından
yağmalandı.
1263- 1264 yıllarında, Alp Erenler’den 15-20 bin kişilik bir
taraftar ile Moğolların Anadolu’yu işgali üzerine Rumeli’ye
geçmiş ve Kırklareli üzerinden Romanya’da Dobruca Savaşı’na
katılmışlardır. Bu arada daha Kırklareli fethedilmemişken ilk
defa bir Türk-İslam Kolonisi oluşturulmuştur. 1300 lerin başında
Bizans’ın ücretli askerleri Katalan askerleri Trakya’yı ele
geçirdi.
1361 yılında Kırklareli, Bizanslıların elinden Osmanlılar’a
geçti. 1367 yılında Bulgarlar’ca işgal edildi.Tam olarak
bilinmemesine rağmen 1365 ile 1370 yılları arasında
I.Murat
tarafından Kırklareli Bulgarlar’dan alınarak ikinci defa
Osmanlılar’a katıldı ve bölgede Osmanlılar yerleşik düzene
geçilmiş oldu. 24 Ekim 1912 yılında Kırklareli Bulgarlar
tarafından işgal edildi. 26 Temmuz 1920’de Kırklareli
Yunanlılar tarafından işgal edildi. 10 Kasım 1922’de Kırklareli
işgalden kurtarıldı.
Bir geçiş bölgesi olması münasebetiyle Roma ve Bizans
dönemlerinde pek çok istilalara uğrayan Kırklareli ilk defa 1.
Murat zamanında 1363 yılında Osmanlıların eline geçmiştir. Bu
tarihten itibaren uzunca bir süre barış süreci yaşayan
Kırklareli Balkan Savaşı ve 1.Dünya Savaşı sıralarında Bulgar ve
Yunan işgaline maruz kalarak büyük eziyet ve sıkıntılar
yaşadıktan sonra 10 Kasım 1922’de nihai özgürlüğüne kavuşmuştur.
Marmara Bölgesinin Istıranca (Yıldız) Dağları ve Ergene Ovası
bölümleri üzerinde yer alan hudut ilimiz, kuzeyinde Bulgaristan,
kuzey doğusunda Karadeniz, güney doğusunda İstanbul, güneyinde
Tekirdağ ve batısında Edirne ile çevrilmiştir. Yüzölçümü 6.550
kilometrekaredir. İlimizin Bulgaristan’a 180 kilometre kara
sınırı, Karadenize 60 kilometre deniz kıyısı bulunmaktadır.
İlimiz denizden 203 metre yükseklikte, kuzey ve doğusu dağlık ve
ormanlık diğer bölümü genelde düzlük arazidir. Bölgede
genellikle kara iklimi hakimdir. Kışları sert ve yağışlı,
yazları sıcak ve kurak geçer.Başlıca akarsuları Ergene Nehri ve
Rezve Deresidir. Bitki örtüsü olarak ormanlık ve step özelliği
göstermektedir.
KIRKLARELİ İLİ
TATİL EĞLENCE GEZİ VE TERMALLER :
Doğa Güzellikleri :
Dupnisa Mağarası
:(
İnceleyin )
İğneada Longoz Ormanları
: Milli Parkın ana kaynak
değerleri; Avrupa ölçeğinde çok sınırlı yayılışa
sahip,korunabilmiş, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan
en önemli subasar (longos) ormanların bulunması, İğneada ve
çevresinde farklı ekosistemlerin bulunmasıdır (tatlı su, tuzlu
su ekosistemleri). Avrupa çapında nadir ve eşsiz bir örneği ile
zengin bir yaban hayatını ihtiva etmesi, delta, tatlı su
bataklıkları, turba alanları, sulak saha ve orman ekosistemleri
kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Kızılağaç, Karaağaç,
Dişbudak, Meşe, Gürgen, Kayın, Kara kavak, ak kavak, söğüt az
sayıda ıhlamur ve gürgen sahada bulunmaktadır. Ayrıca Geyik,
Karaca, Tilki, Kurt, Tavşan, Domuz, Yaban Kedisi, Kuğu, Yaban
Ördekleri, Yaban Kazları, Çulluk, Tahtalı, Engerek kör yılan, Su
yılanı vb.türler yaban hayatını oluşturmaktadır.
Görünecek Yerler : Erikli Gölü, Saka Gölü, Mert Gölü
Kaynak : Kırklareli Belediyesi
|
|
|
| |
|
|